Harp Sanat Yayınları
Türklerle atın kadim bağına dair benzersiz bir yolculuğa hazır mısınız?
Rıza Çavdarlı’nın İslamiyet’ten Evvel Türklerde Atın Ehemmiyet ve Tarihi adlı eseri, atın Türklerin sadece dinî değil, toplumsal ve sanatsal yaşamının da merkezinde nasıl yer aldığını gözler önüne seriyor.
Arapların atla tanışmasından, Baytar-nâme'nin öz Türkçe kelimelerle atı anlatışına dek uzanan bu eser, atın Türkler için bir simge, bir miras hatta ölümden sonra bile vazgeçilmez bir yoldaş olduğunu gösteriyor. Atın âdeta bir din, bir inanç haline geldiği bu kültürü keşfederken, Türk'ün atla, kılıçla ve okla yazılmış destansı tarihine tanıklık edeceksiniz. Türklerin ata olan eşsiz sevgisini ve bağlılığını derinden hissedeceksiniz.
Rıza Süleyman Çavdarlı, Osmanlı döneminin önemli devlet ricalinden bir aileye mensup olup, Türk fikir hayatının iki önemli ismi olan Şehabeddin Süleyman ve Memduh Süleyman’ın kardeşidir. Bu köklü aile bağlarına rağmen hayatı büyük bir yalnızlık ve yoksulluk içinde noktalanmıştır.
Kariyeri boyunca "muharrir" (yazar) olarak tanınan Çavdarlı, yaşamının son dönemini ağır bir hastalıkla geçirmiş ve İstanbul Belediyesi’nin sağladığı imkânlarla Erenköy Sanatoryumunda tedavi görmüştür. 31 Mayıs 1951 tarihinde, arkasında hiçbir yakınını bırakmadan "kimsesiz" olarak hayata gözlerini yummuştur.
Cenazesi dahi ancak belediye meclisinin aldığı özel bir kararla sağlanan 100 liralık yardımla kaldırılabilmiştir. Bir dönemin parlak isimlerinin kardeşi olmasına rağmen bu derece bir sahipsizlik içinde vefat etmesi, Türk basın ve edebiyat tarihindeki dramatik kayıplardan biri olarak kayda geçmiştir.
(Kaynak: chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.otuken.com.tr/u/otuken/docs/e/d/edebiyatimizda-unutulanlar-ve-kaybedenler-2-1675681314.pdf?srsltid=AfmBOoqrQjS97l6dKTBP3Az-L3FTAJv8o12W67gXVDaaE1WWl6JVDsl_)