Harp Sanat Yayınları
Sevgili evlâtlarım. Size zaferler müjdelemeye geldim. Yakında zaferden zafere koşacağız. Memleketimizi tamamıyla kurtaracağız ve daha ötelerde bizi bekleyen kardeşlerimizin de imdadına koşacağız. Ben Çanakkale’de ve Irak’ta da kumandanlık ettim. Oralarda gerçi çok üstün kuvvetlerin çok dehşetli ateşlerine askerlerim göğüs gerdi. Çok da kan verdik. Fakat onlar sizin gibi karlar buzlar içinde dağ başlarında açlıktan inlemediler. Çok açlık çektiğinizi, iyi beslenmediğinizi yüzlerinizden görüyorum. Düşman ateşinden şehit olanlar arasına donarak, aç kalarak karışan arkadaşlarınız da olduğunu anlıyorum. Demek sizler daha güç şartlar içinde çarpıştınız. Fakat, artık ıstırap günleriniz bitti. Size ilk ziyafeti pek yakında Erzincan’da vereceğimi vadediyorum. Ondan sonra da istihkakınız kadar değil, istediğiniz kadar yemek vereceğim. Ordudan, size elbise ve kaput, ne bulursam almak için, uzun kış yolculuğu yaptığımı düşünmeyerek hemen Suşehri’nde ordu karargâhına da gideceğim. Sevgili zabitlerim, sevgili askerlerim, hepinizin yüksek alnınızdan öperim. Şehitlerimizin ruhu şâd olsun! [I’inci Kafkas Kolordusu Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa’nın 3 Şubat 1918 günü Refahiye’de kolordusunu teftişi esnasında askerlere nutku, bu konuşması, Erzincan’ın kurtuluşundan bir hafta kadar önce yapılmıştır.]
Milli Mücadele'nin kilit isimlerinden biri olan Kâzım Karabekir (1882-1948), hem askerî başarıları hem de insani yönüyle Türk tarihinde müstesna bir yere sahiptir.
1905 yılında Erkan-ı Harbiye’den mezun olan Karabekir, I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale ve Kutü’l-Amâre cephelerinde üstün başarılar sergilemiştir. Mondros Mütarekesi sonrası, komuta ettiği 15. Kolordu'yu dağıtmayarak Doğu Anadolu’da direnişin meşalesini yakmıştır. Erzurum Kongresi'nin toplanmasında büyük pay sahibi olmuş ve Mustafa Kemal Paşa’ya "Ordumla emrinizdeyim" diyerek Kurtuluş Savaşı'nın seyrini değiştirmiştir. Doğu Cephesi Komutanı olarak kazandığı zaferler ve imzaladığı Gümrü Antlaşması ile Türkiye’nin doğu sınırlarını güvence altına almıştır.
Savaş sonrası yetim kalan binlerce çocuğa babalık yapması sebebiyle "Yetimlerin Babası" olarak anılan Karabekir, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kuruculuğunu ve TBMM Başkanlığı görevlerini de yürütmüştür. Hem bir komutan hem de bir eğitim gönüllüsü olarak 26 Ocak 1948’de hayata gözlerini yummuştur.