Harp Sanat Yayınları
Cihan bir yanardağ gibi patlarken, koca bir imparatorluk neden kendini ateşin kalbinde buldu?
Kazım Karabekir, tarihin hafızasına mıhlanan o hayati soruyu, bizzat yaşadığı olayların tanıklığıyla cevaplıyor: Harbe Neden Girdik?
Bu satırlar, tozlu rafların değil; kapalı kapılar ardındaki ihanetlerin, İstanbul üzerindeki asırlık Rus emellerinin ve Alman ittifakının perde arkasındaki o karanlık labirentin hikâyesidir. Sadece bir savaşın değil, bir milletin kaderinin çizildiği o bıçak sırtı anlar, Paşa’nın kaleminden dökülen sarsıcı hakikatlerle yeniden canlanıyor.
Tarih, bir ibret levhası gibi önünüze serilirken; geçmişin gölgesinde geleceği aydınlatan bu başyapıt, zihninizde unutulmaz bir yankı bırakacak.
Milli Mücadele'nin kilit isimlerinden biri olan Kâzım Karabekir (1882-1948), hem askerî başarıları hem de insani yönüyle Türk tarihinde müstesna bir yere sahiptir.
1905 yılında Erkan-ı Harbiye’den mezun olan Karabekir, I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale ve Kutü’l-Amâre cephelerinde üstün başarılar sergilemiştir. Mondros Mütarekesi sonrası, komuta ettiği 15. Kolordu'yu dağıtmayarak Doğu Anadolu’da direnişin meşalesini yakmıştır. Erzurum Kongresi'nin toplanmasında büyük pay sahibi olmuş ve Mustafa Kemal Paşa’ya "Ordumla emrinizdeyim" diyerek Kurtuluş Savaşı'nın seyrini değiştirmiştir. Doğu Cephesi Komutanı olarak kazandığı zaferler ve imzaladığı Gümrü Antlaşması ile Türkiye’nin doğu sınırlarını güvence altına almıştır.
Savaş sonrası yetim kalan binlerce çocuğa babalık yapması sebebiyle "Yetimlerin Babası" olarak anılan Karabekir, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kuruculuğunu ve TBMM Başkanlığı görevlerini de yürütmüştür. Hem bir komutan hem de bir eğitim gönüllüsü olarak 26 Ocak 1948’de hayata gözlerini yummuştur.