Harp Sanat Yayınları
Süleyman Kâni Bey Türk Kemankeşleri adlı bu eserinde Avrupa ve Amerika’da henüz canlanma aşamasında olan okçuluk faaliyetlerinin Türkiye’ye etkisi üzerinde durur. Yeni kurulan Okspor Kurumunun faaliyetine destek amacı ile hazırladığı bu çalışma aslında Türk okçuluk tarihinin de kısa bir özeti niteliğindedir.
Bu eseri ile Kâni Bey, nerede ise yüzyıldır unutulmuş olan Türk okçuluğunun tarihine ayna tutmaktadır. Eserine Fatih Sultan Mehmed’in fetihten sonra sonradan Okmeydanı isimlendirilecek alanı okçulara tahsisi hikayesini birincil kaynaklara atıflar yaparak anlatmak sureti ile başlar. Eseri kronolojik bir metotla kaleme alırken dönemin sultanlarının faaliyetlerini örnekler vererek anlatır. Dönemin ricali devletinin okçuluğa verdiği desteğin anlatımını da ihmal etmez. Bu hâli ile eser yıllarca bu alanda tek olma özelliğini koruyacaktır.
Eseri ilginç kılan ve okuyucunun da dikkatini çekecek husus ise şöhretleri gümünüze ulaşan okçu (tirendaz) yiğitlerin hikayelerine geniş yer ayırmasıdır. Elinizdeki bu eser ile Tozkoparan İskender’in, Bursalı Şüca’nın Okmeydanı’nda menzil atışlarını göreceksiniz…
Türk tarihinin ve basın dünyasının önemli hafızalarından biri olan Süleyman Kâni İrtem (1870-1945), hem bürokrat hem de üretken bir yazar olarak tanınır.
İstanbul’da doğan ve Mülkiye Mektebini bitiren İrtem, devlet kademelerinde çeşitli valilikler ve idari görevlerde bulunmuştur. Ancak asıl şöhretini, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki karanlık noktaları aydınlatan tarih yazıları ve anılarıyla kazanmıştır. Özellikle saray hayatı, siyasi suikastlar ve Abdülhamid döneminin perde arkasına dair kaleme aldığı tefrikalar, dönemin tanıklığı açısından paha biçilemez kaynaklar olarak kabul edilir. Tarihsel gerçekleri akıcı ve hikâyemsi bir dille harmanlayan üslubuyla okuyucuya ulaştırmıştır.
Cumhuriyet döneminde de yazın hayatına devam eden İrtem, Akşam gazetesindeki yazılarıyla geniş kitlelere ulaşmıştır. 1945 yılında İstanbul’da vefat eden yazar, arkasında devrin sosyal ve siyasal panoramasını çizen devasa bir külliyat bırakmıştır.