Harp Sanat Yayınları
Küçük Paşa romanı ilk kez 1910 yılında Osmanlıca olarak yayımlanmıştır. Karabibik romanından sonra köy hayatını konu alan ilk eserlerdendir. Romanda “Küçük Paşa” olarak adlandırılan Salih, annesi Selime ile birlikte İstanbul’a gelir. Salih burada çok sevilir ancak konağın sahibi Suat Paşa vefat edince konağın hanımefendisi Salih’i doğduğu köye geri gönderir.
Salih’in dramatik hayatı bundan sonra başlar, üvey anne zulmü, öz babasının ilgisizliği, sonra babasının askere alınması gibi konular ustaca ele alınır, roman karakterlerinin köy ağzıyla konuşmaları, köylülerin çektiği sıkıntılar, eğitim, sağlık, vergi, askere alma gibi dönemi kronik problemleri bir çocuğun gözünden anlatılır.
Küçük Paşa, 20. yüzyıl başlarındaki Anadolu manzaraları, köy yaşamı, ihmal edilmiş hayatları merak edenlerin ilgiyle okuyabileceği bir eser…
Niğde doğumlu olan Ebubekir Hâzım Tepeyran (1863-1947), Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü bir bürokrat, siyasetçi ve edebiyatçıdır.
Mülkiye mezunu olan Tepeyran; Musul, Bağdat ve Sivas gibi pek çok bölgede valilik yaparak idari tecrübe kazandı. İkinci Meşrutiyet sonrası Dahiliye Nazırlığı (İçişleri Bakanlığı) görevini yürüttü ve Milli Mücadele’ye verdiği destek nedeniyle İstanbul Hükümeti tarafından idama mahkûm edildi. Cumhuriyet döneminde ise Niğde milletvekili olarak parlamentoda yer aldı.
Edebiyat tarihimizde, köy yaşamını ve Anadolu insanını gerçekçi bir dille işleyen "Küçük Paşa" adlı romanıyla realizm akımının öncülerinden biri kabul edilir. Devlet adamlığı ile sanatçı kimliğini başarıyla birleştiren Tepeyran, arkasında kıymetli anılar ve eserler bırakarak İstanbul'da vefat etmiştir.